
Kurum kültürü denen olgunun kağıt üzerinde yazılandan daha fazlası olduğunu bilmek gerekir. Ya da dışarıdan görünen ve düşünüldüğünde zihinde çağrışım yapan logo, ofis binası vb. unsurlardan daha fazlası olduğunu ifade etmek mümkündür. Kurum kültürü, basitçe söylemek gerekirse, bir şirketin kimliğidir. Kurum kültürünü anlamak için en etkili yollardan biri, onu bir buzdağına benzetmektir.
Buzdağının su yüzeyinin üstünde kalan küçük bir kısmı vardır. Bu kısım, bir şirkete dışarıdan baktığınızda veya ilk girdiğinizde hemen fark edebileceğiniz unsurları temsil eder. Bu unsurlar aşağıdaki şekildedir;
• Kurallar ve Prosedürler: Çalışma saatleri, izin politikaları, resmi duyurular ve prosedürler gibi yazılı kurallar.
• Görsel ve Sözel Kimlik: Şirketin logosu, sloganı, web sitesi tasarımı ve ofis dekorasyonu.
• Kıyafet Tarzı: Resmi veya rahat giyim tarzı, şirketin genel havası hakkında ipuçları verir.
• İletişim ve Unvanlar: Toplantı düzenleri, e-posta formatları ve unvanların kullanımı gibi resmi iletişim biçimleri.
Bu unsurlar önemlidir çünkü şirketin dışa yansıyan yüzüdür. İnsanların gördüğü kısımdır. Ancak, bir şirketi gerçekten anlamak istiyorsanız, suyun altına, görünmesi zor kısıma yani buzdağının asıl kısmına bakmak gerekir.
Bir buzdağının %90’ından fazlası suyun altındadır. Kurum kültüründe de durum aynıdır. Bu derinlerdeki unsurlar, kolayca görülemez ama şirketin tüm davranışlarını, kararlarını ve ilişkilerini şekillendirir. Bu unsurlar ise aşağıdaki gibidir;
• Paylaşılan Değerler ve Normlar: Dürüstlük, yenilikçilik, müşteri odaklılık gibi çalışanların ortaklaşa inandığı temel değerler.
• Sözsüz Kurallar: “Her ne kadar esnek çalışma saatleri denilse de, yöneticiden önce kimse ofisten ayrılmaz” gibi yazılı olmayan, ancak herkes tarafından takip edilen davranış kuralları.
• Hiyerarşiye Yaklaşım: Kararların tek bir merkezden mi alındığı, yoksa çalışanların fikirlerinin de ne kadar etkili olduğu.
• Gizli Anlaşmalar ve Varsayımlar: Çalışanların bilinçaltında yatan ve sorgulanmayan inançları, örneğin “Hata yapmak burada kabul edilemez bir şeydir.”
Sonuç olarak, bir kurumun başarısı ya da başarısızlığı genellikle bu görünmez dinamiklere bağlıdır. Bir şirket, kağıt üzerinde ne kadar iyi görünse de, çalışanlar arasındaki iletişim, değerler ve varsayımlar zayıfsa, uzun vadede ayakta kalmakta zorlanır. Suyun altındaki kısıma dikkat etmek gerekmektedir. Çalışan odaklı kültürü sisteme entegre etmek önemlidir.
Yapılan çalışmalar da güçlü bir kurum kültürünün, çalışan bağlılığını, motivasyonunu ve verimliliğini artırdığını göstermektedir. Çalışanlar kendilerini bir kültüre ait hissettiklerinde, şirketin hedefleri için daha fazla çaba gösterirler.